July 01, 2008

around the city/kentin etrafında


Sectigim fotograflar icin lutfen bkz.
Please see the link for the selected photographs.

***********************************************
Bu sehir bize mi ait?
Sehri birakip gitmek zor mudur?
Terk etsek, sehir arkamizdan gelir mi?

Takip ettigim cogu fotografcinin malzemesi olan kentler, nedense diger konulara gore cok ilgimi cekti ve boyle bir baslik altina hepsini topladim."around the city/kentin etrafinda" belki ileride baska konulara/yazilara da malzeme olacak gibi gorunuyor...hemen akabinde de Kavafis'in siiri aklima geldi!

Metro istasyonlari, caddelere dusen golgeler, siluetler, bir yerden bir yere gitme telasinda olan insanlar, insanciklar fotograf karelerine sigan goruntulerden bazilari...
Favorilere ekledigim fotograflardan bazilarini sectim ve paylasmak istedim.
Umarim begenirsiniz...
***************************

Does this city belong to us?
Is it really hard to leave the city?
If we leave it, does it haunt us?

The concept of city is one of the major themes of the photographers I watch in deviantart,and it always appealed me somehow related to other genres. So I decided to put these kind of photographs under a title “around the city”. And the poem of C.P.Cavafy “the city” has just come to my mind in accordance with this journal…
Metro stations, the silhouettes, the shadows on the streets, people who rush from one corner to another are displayed on photographs…
I wanted to share this selection from my favorites titled “around the city”…
I wish you like it…

************************************************

"You said, “I will go to another place, to another shore.
Another city can be found that’s better than this.
All that I struggle for is doomed, condemned to failure;
and my heart is like a corpse interred.
How long will my mind stagger under this misery?
Wherever I turn, wherever I look
I see the blackened ruins of my life,
which for years on end I squandered and wrecked and ravaged”.

You will find no other place, no other shores.
This city will possess you, and you’ll wander the same
streets. In these same neighborhoods you’ll grow old;
in these same houses you’ll turn gray.
Always you’ll return to this city. Don’t even hope for another.
There’s no boat for you, there’s no other way out.
In the way you’ve destroyed your life here,
in this little corner, you’ve destroyed it everywhere else. "

Translated by Stratis Haviaras
(C.P. Cavafy, The Canon. Translated from the Greek by Stratis Haviaras, Hermes Publishing, 2004)

******************************************************

Şehir

Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.
Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Donup dolasip bu şehre geleceksin sonunda.
Başka bir şey umma-
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.

Konstantin Kavafis
Çeviren: Cevat Çapan

3 comments:

Aytaç Togay said...

Aslında başlı başına bir fotoğraf alanı "şehri çekmek". Buna dudak bükerler bizim ülkede. Hani herkes "belgeselci" olduğu için onlara şehri çekiyorum dediğiniz zaman fazla dikkate almazlar sizi. Yaşadığın kenti çekmekten daha güzel birşey mi var aslında? Çünkü hem yaşadığın süreç hem de o kentle olan sosyal, ekonomik ilişkinin birer tezahürü o fotoğraflar. Herkesin yanından habersiz çekip geçtiği yüzlerce imge senin için birer yaşam -ve dolayısıyla- fotoğraf nesnesi. Zaten imge fakiri olan şehir(ler)de yaşıyoruz. Bari bu fakirligi cektiklerimizle kapatalım :) O yuzden şehir yazınızı, şiirinizi ve devianarttan derlediginiz fotoğraflarınızı çok begendigimi ifade edeyim :) Sevgiler, Aytac.

Elif Vargı said...

Aytac Bey,cok tesekkur ederim yorumunuz icin. Belgesel dedigimiz sey de tam da kentin icinden cikiyor cogunlukla, fotografcilarda gecip gitmekte olan bu anları yakalamaya calisiyor. Asil basarida dediginiz gibi imge fakiri olan kentlerden, fotograf kareleri yakalamak.. yakin bir zamanda olmasa bile,koyler/kasabalar/yorukler kayboldugunda buyuk sehirlerin coplugune donecek her yer...o zaman fotografcilarda hala daha onlari kaydetmeye devam edecek gibi gorunuyor..
tekrar tesekkurler, begenmenize sevindim..

Aytaç Togay said...

ne demek, ben tesekkur ederim.