November 06, 2009

Facebook, Fotoğraf ve Paranoya

Facebook, Fotoğraf ve Paranoya

Dünyanın en popüler sosyal iletişim ağlarından biri olan Facebook’un en önemli ham maddesi şüphesiz ki fotoğraf… İnsanlar Facebook’tan önce de tabi ki fotoğraf çekiyorlardı, peki ya düşündünüz mü Facebook’tan sonrasını?


Facebook’tan önce de insanlar arkadaşlarıyla bir yerlere gidip eğleniyorlar, geziyorlar, ilişkilerini bir şekilde yaşıyorlardı. Şimdi çoğu kişi sırf Facebook’a fotoğraf yükleyebilmek için yanlarında sürekli fotoğraf makinesi taşıyorlar, makine yoksa cep telefonları imdatlarına yetişiyor ve hemen bu fotoğraflar siteye yükleniyor. İnsanlar özel hayatlarını kendi belirledikleri çerçeve içerisinde istedikleri gibi teşhir edebiliyorlar.

Fotoğrafın anı/belgeleme değeri, bu yüzyılda Facebook ile başka bir forma girdi. Burada insanlar kimlik bilgilerinin yanı sıra, sanal bir sosyal ağ üzerinden hayatının belirli bir evresinde girip çıkan kişilerden tutun da, en yakın arkadaş/aile çevresine kadar birçok kişiyi hesabına ekleyebiliyor, böylece sürekli iletişim halinde oluyorlar. Evet, bu bir yere kadar iyi ve nostaljik gelebilir. Seneler önce koptuğunuz çocukluk arkadaşınızı, komşunuzu, ilkokul arkadaşınızı… vs Facebook’ta görüp, tekrar iletişime geçmek, eski günleri 10 dakika içinde yad etmek güzeldir, keyiflidir. Ama aslında düşündüğünüzde, zaten hayatın içerisinde doğal seleksiyona uğrayıp, hayatınızdan çıkan kişileri Facebook aracılığıyla tekrar hayatınıza “sanal” bir biçimde tekrar sokuyorsunuz… Yolda görüp, sadece bir merhaba dediğiniz kişilerden tutun da, konuşmadıklarınız dahi arkadaş listenize bir anda girebiliyorlar. Tabi, bu konuda genelleme yapmak doğru olmaz, fakat büyük bir çoğunluğun da bu şekilde hareket ettiğini görebiliriz…

Fotoğraf da bu site için biçilmiş kaftan aslında. Çoğu kişi komik-ilginç videolarını da paylaşabiliyor, ama fotoğraf kadar etkili değil video paylaşımı. Evlerde kutuların içinde sakladığımız aile albümleri, arkadaş albümleri bir anda birçok kişinin kullanabileceği bir platforma dökülebiliyor. Bu fotoğrafların tabi ki hiçbir estetik değeri yok, profesyonel bir fotoğrafçının fotoğraflarını değerlendirme kriterlerinden bahsetmiyorum bu anlamda. Fotoğrafın yapısının ne kadar esnek ve kaygan olduğuna değinmek istiyorum. Birey için çok özel olan fotoğraflar, kişi istemediği takdirde siteye yüklenmeyebilir, ama bunun dışında, gün gün, hafta hafta kimin ne yaptığını an be an takip edebilirsiniz. Bir zamanlar dolaplarda saklanan albümler, şimdi her an ulaşılabilir, elde edilebilir, bakılabilir konuma geliyor. Bu anlamda fotoğrafın aidiyeti, bizim aracılığımızla bizim tekelimizden çıkıyor. Evet, kimse bizi zorlamıyor fotoğraf yüklemek için; ama bizler yine de dayanamayıp yüklüyoruz veya yüklemesek dahi çevremizdekilerin albümlerini büyük bir teşhirci açlığıyla izliyoruz. Dikizleniyor, dikizliyoruz! Buna izin veriyoruz çünkü… Bilgisayar ekranları, dürbünlerin yerine geçti, balkonlar, duvarlar, pencerelere şeffaflaştı ve herkesin özeli içerisinde dolaşabiliyoruz rahatça. Üstelik bu yasadışı, yasak da değil! Çünkü, insanoğlunun vazgeçemediği bir duygusudur: merak! Fotoğraf da bu teşhirciliği kızıştıran güzel, kullanışlı, görsel bir malzeme.

Facebook’ta insanların ne kadar vakit harcadığı ise tamamen korkunç bir tablo! Şubat 2008-2009 arasında yapılan bir araştırmada, kullanıcılar toplam 1 milyar 100 milyon dakika harcarken, 2009 Şubat'ında bu 3 milyar dakikanın üzerine çıkmış durumda. (1)


Şubat 2008’de 250 milyon fotoğraf yüklenirken, Şubat 2009’da 850 milyon fotoğraf yüklenmiş. Üyeler siteye günde 8.5 milyon fotoğraf yüklüyorlar. Facebook’un platformunda bulunan fotoğraf sayısı şimdiden fotoğraf paylaşım sitesi olan Flickr’ı geçmiş. (2) Facebook’da fotoğraf çekmeyi bilmenize gerek yok. Kural yok, sınır yok, tamamen özgürsünüz; çünkü fotoğraf burada özel hayatınızı kendi elinizle teşhir etmek için kullandığınız bir araç. Diğer fotoğraf paylaşım sitelerinde insanlar amatör/profesyonel fotoğrafçılar çektikleri fotoğrafları değerlendiriyorlar, puan veriyorlar…vs.

İnsanların önlerinden geçen yığınla fotoğraf da, kişileri paranoyaya ve aşırı kıskançlığa itebiliyor? Nasıl mı? Yapılan bir haberde şöyle deniyor:

“Canada'da yapılan bir araştırma, dünyaca ünlü sosyalleşme sitesi Facebook'un, çiftlerin ilişkilerinde olumsuz etkisi olduğunu ortaya koydu. Partnerlerin birbirlerini kıskanmasında büyük rol oynayan site, sevgilileri ayırma gücüne bile sahip… Kanada Ontario'daki Guelph Üniversitesi'nde araştırma yapan bilim adamları, Facebook bağımlılarının partnerlerini iyiden iyiye araştırmak için aslında tuzağa düştüğünü ortaya koyuyor.

Kıskançlığın verdiği etkiyle şüpheyi arttırıcı detayları ortadan kaldırmak, Facebook kullanıcısının tüm zamanını alıyor. Özellikle genç sevgililerin ilişkilerinde büyük rol oynayan Facebook, kişiye yarardan çok zarar getiriyor. Araştırmayla ilgili yazılan bir makale de Facebook çılgınlığının insana negatif duygular getirdiğine dikkat çekiyor. Karşı tarafı sürekli takip etme güdüsünü yaratan sitenin, ilişkiyi yıpratmak için büyük bir gücü olduğunu savunan araştırmacılar, gizli saklı yapılan işlerin bu tür duygulara neden olmasının kaçınılmaz olduğunu söylüyor.” (3)

Sürekli fotoğrafların izini süren bir kişi, böylece psikolojik açıdan hem kendine hem de çevresine zarar verebilecek hale gelebiliyor. Aşırı kıskançlığı tetikleyen ve takip ediliyormuş hissi yaratabilecek olan fotoğraflar aracılığıyla, Facebook bir kez daha kazanıyor; çünkü kullanıcılar sürekli sitede vakit geçiriyorlar. Fotoğraflar da bu noktada, hem teşhirciliği pekiştiriyor, hem de bu fotoğraflarla belki de kafasından senaryolar yazan biri için psikolojisini de alt üst eden bir noktaya gelebiliyor. Çünkü fotoğraf insanların hayal gücünü konuşturacak yeterli miktarda doneyi verebilir…

Facebook’un yerini ileride şüphesiz ki başka siteler alacaktır, ama Facebook günümüzde fotoğrafın kullanım pratiklerini değiştirdi, özel hayat ve aidiyet gibi kavramları kişinin kendi isteğiyle başka biçimlere sokma iznini aldı. Böylece, fotoğrafın paranoyak yapma gücünü de öğrenmiş olduk…


*Yazının orijinali Fotoritim Kasım sayısındadır.

November 04, 2009

Fotoritim Kasım sayısı yayında!


FOTORİTİM'DE BU AY

Koray Özözen : Bir Kuştu

Richard Ansett ile Röportaj

Erhan Şermet : İstanbul Aile Albümü

Brigitte Carnochan : Öyleyse Hayal Et

Alexander Berg : Tek Çekim

Turgut Tarhan : Jeolojik Oluşumlar

Serkant Hekimci : İstasyon İnsanları

Benoit Sneessens : Pakistan'ın Yüzleri

Tuna Akçay : Anadolu'nun Aforizma ve Sırları

Umut Sarıkaya : Bir Uykusuz

Maura Sullivan : Güzellik ve Diğer Sırlar

Birol Kayrak : Küçük Şeyler

Christoph Bangert : Pakistan Depremi

Peter McCollough : Gaziler

Beyhan Akkoyun : Bir Sinema Filminin Kamera Arkası, Kanımdaki Barut

Martin Ilcik : Slovak Cenneti

Roberto Guerra : Haiti

Zihin Ergo Sum : Cumhuriyetin Nazar Boncukları

Burak Bayındırlı : Bilge Topraklar

Glauco Dattini ile Röportaj

Tuncay Topdal : Kunduracılar Sokağı

Sebastian Vaida : Bir Fotoğrafçının Santorini Rehberi

Lukas Vasilikos : İstanbul Sokakları

David Buttow : Las Vegas

Fatih Pınar Fotoröportajları : Sulukule

Nizami Çubuk : Eren Günü Şenlikleri

Füsun Saka : Kayıp

Cenk Pekcanattı : Madonna Nudes

Özkan Eroğlu : Minimal Art, Minimalizm

Çağatay Göktan : Çağdaş Fotoğraf Sanatçılarından Örnekler : Gerard Rancinan

Ahmet Bozkurt : Fotoğraf Gezginleri : Ilgaz, Kırkpınar Yaylası

Enver Şengül : Piksellerin Kardeşliği

Hande Öğüt : Çıplak Portre ve Julia Margaret Cameron

Tuğrul Çakar "Siyah Beyaz Masallar" : Büyük Toplantı

Elif Vargı : Facebook, Fotoğraf ve Paranoya

Ali İhsan Ökten : Bir Siyasal Propaganda Aracı Olarak Fotoğraf

Tekin Ertuğ ile Sanatın Kıyısından : Fotoğrafçının Mayası

Simber Atay Eskier : Marifet ve Methiye

Fotoğraf Paylaşım Sitelerinden : Soyut ve Soyutlama

October 28, 2009

Reuters’tan 10 Yılın En İyi Fotoğrafları


Taliban'ın şeriat yasalarından beş yıl sonra ilk kez bir kadın halk arasında yüzünü gösterirken...
Cuma Namazı sonrasında çıkan çatışmalarda genç bir Filistinli protestocu İsrail sınır polisi tarafından yakalanırken...
Irak'ın Basra kentinde bir İngiliz asker çatışma sonrası alev alarak aracından atlarken...
Öfkeli bir Yahudi yerleşimcisi, İsrailli polis ve askeri birlikler Gush Katif'teki Neve Dekalim yerleşim yerini yıkarken sinagogun camından bakarken...
Iraklı Şii bir kız olan Mays, evlerinin yakınına düşen bir havan mermisinin dayısını yaralamasından sonra ağlarken...
ABD Donanması Sıhhiye Eri Richard Barnett, Iraklı bir çocuğu kucağında tutarken...
AFP haber ajansından Kenji Nagai, Burma'nın Yangon şehrinde polis ve askeri güçler protestoculara ateş açtığı sırada yerde yatarken... 50 yaşındaki bir video muhabiri olan Nagai askerler kalabalığı dağıtmak için ateş açtığında vurulmuş ve daha sonra da ölmüştü...
Macit Kavousifar ve yeğeni Hüseyin Kavousifar Tahran'da 2 Ağustos 2007'de kabloyla asılmıştı. İran hükümeti, birkaç reformisti hapse atan yargıcın katilleri olan Macit ve Hüseyin'i yüzlerce kişilik kalabalığın önünde asmıştı...
Alicia Casilio, 11 Ocak 2007'de Massachusetts, Boston'da Irak'taki savaş karşıtı düzenlenen protestoya Iraklı bir sivil kılığında katılmıştı. Casilio'nun yüzündeki numaralar savaşta öldürüldüğü tahmin edilen Iraklı sivillerin sayısını temsil ediyor...
İran'ın Bakuba kentinde bir adam aracında patlayıcı olduğu gerekçesiyle Amerikan güçleri tarafından tutuklandıktan sonra arabada tutulurken...
Nijer'in kuzeybatısında bulunan Tahoua'da bir anne ve çocuk acil beslenme kliniği önünde beklerken...


October 09, 2009

AFSAD Sanat Tarihi Seminerleri Basliyor


AFSAD- Sanat Tarihi ileri Egitim Seminerleri

Sanat tarihi disiplini, gorsel sanatlarin ana kaynagi oldugu gibi, bir cok farkli sanat dalini da icerisinde barindirmaktadir. Sadece resim, mimari ve heykel degil, fotograf da bu disiplinin icerisinde yer almaktadir.

Sanat Tarihi seminerlerinde, temel fotograf egitiminin yani sira, buna destek olarak sanat tarihinin verecegi estetik ve sanatsal bakis acisi ile katilimcilarin fotografik gorusune katki yapacak ve genel sanat tarihi hakkinda fikir sahibi olunmasini saglayacaktir.

Sanat tarihi seminerleri; ilkel Donem, Magara Sanati, Misir, Yunan, Roma Uygarligi, Hiristiyan ve İslam Sanati, Gotik Sanat,Ronesans Donemi ve Sanati, Barok Sanat, Neo-Klasisizm, Romantizm, izlenimcilik, Post-izlenimcilik, Disavurumculuk, Kubizm, Futurizm, Konstruktivizm ve Soyut Sanat, Dada ve Surrealizm, Soyut-Disavurumculuk ve 1950lerin Modern Sanat Akimlarini ( Pop-Art, Land Art vs...) kapsamaktadir...

NOT:

*Sanat tarihine ilgi duyan herkes (AFSAD uyesi olanlar veya olmayanlar) seminerlere katilabilir.

**Gokhan Bulut Soyut Fotograf Atolyesine katilacak olanlarin sanat tarihi seminerlerine katilmasi mecburidir.

***Seminerler hakkinda detayli bilgi almak isteyenler elifvargi @ gmail. com adresine mail atabilirler.

Seminerler haftada 1 gun gerceklesecektir.

Baslangic Tarihi : 06 KASIM 2009 Cuma/19.00-21.00

Bitis Tarihi : 25 ARALIK 2009 CUMA

Toplanti Yeri : AFSAD (Ankara Fotograf Sanatcilari Dernegi)

Seminerlere kayit olmak icin:

AFSAD Adres : Büklüm Sokak No: 22/11 Kavaklıdere-ANKARA

Tel: (0.312) 417 21 15

Mobil Tel: (0.533) 738 82 08

Ücret : 80,00 TL/Aylik


Seminer Programi

1.AY

1.DERS = İlkel Donemde Sanat, Misir, Yunan Uygarligi ve Sanati

2.DERS= Roma Uygarligi ve Sanati, Hiristiyan ve İslam Sanati, Gotik Sanat

3.DERS = Ronesans Donemi ve Sanati

4.DERS = Barok Sanat

2.AY

5.DERS = Neo-Klasisizm, Romantizm, Izlenimcilik

6.DERS = Post-İzlenimcilik, Disavurumculuk

7.DERS = Kubizm, Futurizm, Konstruktivizm ve Soyut Sanat

8.DERS = Dada ve Surrealizm, Soyut- Disavurumculuk ve 1950’lerin Sanat Akimlari (Pop-Art, Land Art vs...)

Onerilen yayinlar

E.GOMBRICH. “Sanatin Oykusu”, Remzi Kitabevi, 1999.

LYNTON, Norbert. “Modern Sanatin Oykusu”, Remzi Kitabevi, 2004.

Egitmen: Elif VARGI

Hacettepe Universitesi Sanat Tarihi Bolumunden 2007 yilinda mezun oldu. AFSAD Temel fotograf eğitimi seminerlerini bitirdikten sonra yine AFSAD Soyut Fotograf Atolyesi'nde sanat tarihi derslerini verdi. Bilkent Universitesi, Iletisim-Tasarim Bolumunde Medya ve Gorsel Calismalar uzerine yuksek lisans yapmaktadir.

October 07, 2009

Fotoritim Ekim sayısında bu ay...



...
..
.
Ekim'09
...
..
.

Tom Chambers ile Rö portaj (ENG/TR)
Yücel Zorlu : Backstage in İstanbul (ENG/TR)
Baybars Sağlamtimur : Kedah'ta Pirincin Öyküsü (ENG/TR)
Serkan Taycan : Memleket
Ahmet Ertuğ : Bilgelik Mabetleri Kütü phaneler (ENG/TR)
Özgür Çakır ile Söyleşi
Krzysztof Wladyka : Animalies (ENG/TR)
Feryal Uludağ : Dökümevi (ENG/TR)
Curtis Salonick : Duygusal Değişkenliklerimiz (ENG/TR)
Gülhan Kırdı : Kırılma
Arkadius Zagrabski : Düsseldorf Pur (ENG/TR)
Mehmet Ali Örkmez : Kuş Mezatı (ENG/TR)
Christian Lombardi : Awichas (FR/TR)
Ayşe Bağdemir Arıkan : Süleymaniye`de Yaşam (ENG/TR)
Mehmet Can : Dansın Büyüsü (ENG/TR)
Karmen Orlič : Dokunan Görüntü (ENG/TR)
Ender E.Acar : İtalyanca Aşk Başkadır (ENG/TR)
Ümit Alper Tümen : Varanasi
Hakan Çınar : Çoban (ENG/TR)
Ali İhsan Ökten : Sanat, Sanatçı, Estetik, Güzellik ve Fotoğraf Üzerine
Tuğrul Çakar "Siyah Beyaz Masallar" : Takdir Heyetinde Bir Sanatçı
Nizami Çubuk : Arık Arıtma Adağı
Çağatay Göktan : Çağdaş Fotoğraf Sanatçılarından Örnekler : Elizabeth Heyert
Ahmet Bozkurt : Fotoğraf Gezginleri : Gönlümün Artvin Köşesi 2
Füsun Saka : Hayat Eskisi Gibi Olmuyor
Özkan Eroğlu : Soyut Dışavurumculuk
Cenk Pekcanattı : Bir Fotoğrafçının Günlüğü'nden
Fotoğraf Paylaşım Sitelerinden (FR/ENG/TR)



September 29, 2009

Zihin ergo sum Milliyet Sanat'ta!...


Amatör fotoğrafçıların gönüllü olarak
bir araya gelmesi ile kurulan Ankara Atölyesinden sonra; Başbakanlık, DPT, AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (www.ua.gov.tr) Gençlik Programı kapsamında ve Avrupa Komisyonu‘ndan sağlanan hibeyle bir atölye de İzmir de kurarak özel eğitime tabi çocuk ve gençlere fotoğraf eğitimi verdi.Zihinsel engelli çocuk ve gençlere fotoğraf eğitimi vermek üzere kurulan Z!H!N Ergo Sum Fotoğraf Atölyeleri Grubu çalışmalarına son hızla devam ediyor.

Projede yer alan katılımcıların; - toplumla kaynaştırma ve farkındalık yaratmak adına ve yanısıra-, sosyal ve kişisel gelişimlerinin ilerlemesi, fotoğraf çekmek deneyimini kazandırarak, yaratıcılık ve girişimcilik ruhlarını ortaya çıkarıp, sosyalleşmelerini, hayata bakış açılarını, düşünsel ve duygusal olarak gelişmelerini sağlamayı hedefleyen atölyeler şimdilik Ankara, İzmir ve Mersin’de hizmet veriyor.

Z!H!N Ergo Sum Fotoğraf Atölyeleri Grubu’nun kuruluş öyküsü ise kısaca şöyle: 2007 yılı Şubat ayında ZİÇEV, Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı bünyesinde (www.zicev.org.tr); Faika Berat Pehlivan önderliğinde, özel eğitim gereksinimi olan bireylere (özellikle çocuk ve gençlere) gönüllü fotoğraf eğitimi vermek üzere kurulmuş bir fotoğraf atölyesi. Bu atölyelere kurulu oldukları şehirlerde bulunan birçok fotoğraf topluluğu ve E – Fotoğraf Dergisi FOTORiTiM (www.fotoritim.com) de atölye çalışmalarının bir sosyal proje olarak yaygınlaşmasına internet ortamında destek veriyor.

Fotoğrafla; özel eğitim gereksinimi olan zihinsel engellibireylerin; günlük yaşama katılımlarını, kendilerini ifade etmelerini sağlamak amaçlanıyor. Toplumda –genelde- dışlanan bu kesimin topluma ve sosyal hayata kaynaştırılması ve kazandırılmaları amacıyla ZİÇEV `Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı` bünyesindeki okullarda kurulan fotoğraf atölyelerinde özel eğitim gereksinimi olan bireylere fotoğraf eğitimi veriliyor.

September 10, 2009

Amerikalı bir Kadın Fotoğrafçı: Berenice Abbott




1898 yılında Amerika’nın Ohio kentinde doğan kadın fotoğrafçı Abbott’ın çalışmalarını en güzel özetleyecek kelime şüphesiz ki New York’tur… Önceleri gazetecilik okuyan, fakat daha sonraları heykele merak saran fotoğrafçı, 1921’de Berlin ve Paris’e gider. Bu sıralarda da, Man Ray’in fotoğraf hakkında hiçbir şey bilmeyen ve karanlık odada ona yardım edecek birini aramaktadır. İşte tam da bu noktada, Berenice Abbott Man Ray’le tanışır ve onun karanlık oda asistanı olur. Sanatçı Ray’de onun karanlık oda çalışmalarında oldukça etkilenir ve odayı kullanmasına izin verir. 1926’da ilk kişisel sergisini açar ve kendi stüdyosunu kurar. Berlin’de kısa bir dönem fotoğrafçılık eğitimi aldıktan sonra, Paris’e döner ve burada ikinci stüdyosunu açar.



Abbott sanat ve yazın alanından bir çok kişinin portresini çektiği gibi, onun imaj yelpazesinin en büyük kısmını New York kent fotoğrafları oluşturur. Sanatçının New York’a gelmesi de oldukça ilginç ve bir o kadar da duygusal bir hikayesi var aslında… Bu köşenin daha önceki yazılarında Eugene Atget’den bahsedilmişti. Onu gün ışığına çıkaran ve tanınmasında oldukça büyük bir rolü olan Abbott’a, Man Ray tarafından bir gün Atget’in çalışmaları gösterilmiş ve Abbott’da bundan oldukça etkilenmişti. Oldukça zor bir ikna sürecinden sonra, Atget, Abbott’ın kamerasının karşısına geçer ve ondan kısa bir süre de Atget hayata gözlerini yumar. Çalışmalarının büyük bir kısmı satılan Atget’in, geriye kalan çalışmalarını Abbott alır ve onu duyurmaya çalışır, bunda da oldukça başarılı olur.

1930’da onun fotoğraflarından oluşan bir kitap çıkartır ve bu kitabın editörlüğünü yapar. Daha sonraları tekrardan bir kitap çıkartabilmek amacıyla bir yayınevi aramaya New York’a gider ve kentin fotografik dokusunu onun dikkatini çeker.

Kentin mimari dokusunun yanı sıra, şehrin içindeki insanları da kaydeder. Bu insanlar, şehri yaşatan ve onun bir parçası olan kimliklerdir. 1930’ların New York’unu, yaşam tarzlarını izleyicinin gözleri önüne serer.

Her kentin bir silüeti vardır, fakat New York’un silüeti de kendi içinde bir özgünlük taşır. Betonarmenin belki de en güzel “estetize” olmuş halidir, denilebilir. Burada herkes geçmişine ait bir şey kolay kolay bulamaz, çünkü “tarihsel bir otantiklik” bulamayız bu şehirde. Her mimari yapı kendi içinde bir şaheserdir, farklıdır; ama aynı zamanda bir tek tiplik varmış gibi de gelebilir bizlere


İnsansızmış gibi düşünürken bizler bu kenti, bunu delen anları gördükçe rahatlarız biraz, insanı imleyen birkaç çamaşır görünce…

Abbott’ın bu kareleri çektiği yıllar, şüphesiz ki Amerika’nın bilimsel ve teknolojik anlamda değişmekte olduğu yıllardı. Büyük buhran dahi onun bu sokaklara olan aşkını kaydetmeye engel olamadı.

Abbott, şüphesiz ki kent ve sokak fotoğrafçılığında adı geçen önemli kadın fotoğrafçılardan biri…

Elif VARGI.
*Fotoğraflar http://masters-of-photography.com/index.html sitesinden alınmıştır.
*Yazı, Fotoritim Eylül 2009 sayısında yer alıyor.